Ziyaretten eksik bırakır oldu gece Uyku Tanrısı;
Bir yanında ak düşler, bir yanında kara sanrısı,
Şiir dediğin bir çift kelam,sözsüzlerin sargısı
Eylemek hep bize düşer, dinleyene yargısı:
" Deliler ki; gözleri kör, dilden yana lal olurlar,
Akılda açık, fikirde seçik, ağuda bal olurlar...
Yolculuktur onlarınki, menzil arzın merkezi,
İndikçe iner derinlere, toprakta ateş, kor olurlar...
Dünya dönmekte devam, gece günü kovalar
Onlar ki, hayattan incelir, "düğüm"de "zar" olurlar...
Görmez sanma gözleri, içlerinde asl-ı hakikat,
Gelene "git!" gidene "kal!" demez, bilmeyene "zor" olurlar...
Çıplak çığlıkları havada, süzüldükçe süzülür de,
Ufukta çizgiye damlar, gökle sarhoş olurlar...
Testisi kırıktır, bade iseler eğer; toprak çeker de,
Renkte saydam, kokuda buruk, tatta mayhoş olurlar...
Nerde can, nerde canan, dünya yekününden kasavet?
Tebessüm nakıştır gözlerinde, sohbette dertsiz olurlar...
Salıncaktır "olan"la "gereken"in girdabı sonsuz kereler,
Varlığın hoş sedasında "yersiz yurtsuz" olurlar... "
Deyip duyurdu Uykubozan, mayadan çürük, bozuk vargısı,
Bir elinde mekan kılıcı, bir elinde tozlu zaman kargısı.
Söz suya yazılır, aklı selimlere kalır sorgusu,
Büyü göğe yazılır, gece söylenir Uykubozan türküsü...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder