masaya oturdum,saat yarım olmuş...
meraba,meraba...
ya sizler nasılsınız,afiyettesiniz inşallah...
oh oh ne güzel...
çilek göz kırptı...
bakmaya doyamadım...
tek başına,tüm cazibesiyle
seni bekledim,dedi...
beklemesine şaşırdım...
hadi al artık, al beni dedi...
aldım yedim...
tadına doyamadım...
ama ne var ki...
sevgili çileğim,
yetmedi kokun bana...
mutlu etmeye yetemedin...
masumsun sen...
kabahat benim...
öğrenemedim hala hangi yoldan yürüneceğini...
Yetinmesini bilmeyen insanoğlu,
YanıtlaSildoyumsuz bir hayvan gibidir.
Bizler;
güzellikler gördükçe,
daha fazlasını istiyoruz nedense.
Doyumsuz hazlar,
tükenmiş izmarit gibi kokuyor sonra.
keşke sana haklısın demek zorunda kalmasam...
YanıtlaSilçileğin de bir mevsimi var
YanıtlaSilama hep kışın kokusu gelir 1 yerlerden burnuma
ağzım sulanır
mevsiminde kilo kilo aldıklarım tabakta 'paslanır'
yazın keşkeler portakal mandalinaya
kışın çilek karpuza...
çilek de olsaydı benim yerimde
o da böyle yapardı belki de
-belki de- çok gerek yok üzülmeye.
belki de...
YanıtlaSil